Bir ceza yargılamasında, duruşmada izlenmesi ve dinlenmesi gereken ses ve görüntü kayıtlarının sadece kağıda dökümünün yapılması, 'delile erişim hakkı'nı nasıl kısıtlar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121538

Metinde bu uygulama 'delile erişim hakkının kısıtlanması' olarak nitelendirilmektedir. Bu kısıtlama şu şekillerde ortaya çıkar: 1) Orijinal Delilden Uzaklaşma: Asıl delil, kaydın kendisidir. Görüntünün akışı, ses tonlamaları, mimikler, arka plandaki sesler gibi birçok unsur, döküme yansıtılamaz. Taraflar ve mahkeme, orijinal delilin içerdiği bu zengin veriden mahrum kalır. 2) Tartışma Hakkının Sınırlandırılması: Taraflar, sadece kağıt üzerindeki metni tartışabilirler. Oysa kaydın kendisi izlendiğinde, 'görüntünün bu saniyesinde sanığın yüz ifadesi ne anlama geliyor?' veya 'tanığın sesindeki bu tereddüt neye işaret ediyor?' gibi çok daha derin ve etkili bir tartışma yürütülebilir. Döküm, bu tartışma imkanını ortadan kaldırır. 3) Değerlendirme Eksikliği: Hakim, kararını CMK m. 217 uyarınca vicdani kanaatine göre oluştururken, delille doğrudan temas etmelidir. Sadece döküme dayanarak verilen bir karar, eksik bir değerlendirmeye dayanmış olur. Bu durum, maddi hakikate ulaşmayı güçleştirir ve hem iddia hem de savunma makamının delile tam olarak erişip onu etkili bir şekilde kullanma hakkını zedeler.