TCK m. 221/4 (örgüt suçları) ile TCK m. 192/3 (uyuşturucu suçları) etkin pişmanlık hükümleri, pişmanlığın gösterileceği zaman açısından kanun metinlerinde benzer şekilde sınırsız bırakılmışken, Yargıtay'ın bu iki maddeye ilişkin uygulaması neden farklılık göstermektedir? Metindeki analize göre bu durumun yarattığı sorun nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121521

Her iki kanun maddesinde de etkin pişmanlığın 'hükümden önce' gösterilmesi gerektiğine dair açık bir ifade bulunmamaktadır. Buna rağmen Yargıtay'ın uygulaması farklılık göstermektedir: - TCK m. 221/4 (Örgüt): Yargıtay, bu maddede bir zaman sınırı olmadığı için, karar kesinleşinceye kadar (yani istinaf veya temyiz aşamasında) yapılan bilgi vermeyi de etkin pişmanlık kapsamında kabul etmektedir (Yargıtay 16. CD, 2019/6305 E.). - TCK m. 192/3 (Uyuşturucu): Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu maddede de zaman sınırı olmamasına rağmen, yerleşik içtihatlarında yardımın 'hüküm verilmeden önce' yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu farklılığın nedeni metinde açıkça belirtilmese de, muhtemelen suç tiplerinin niteliği ve etkin pişmanlığın amacına ilişkin farklı yorumlardan kaynaklanmaktadır. Bu durumun yarattığı temel sorun, hukuki belirsizlik ve yeknesaklığın bozulmasıdır. Benzer kanuni düzenlemelere sahip iki farklı suç tipi için yargının farklı zaman sınırlamaları getirmesi, öngörülebilirlik ilkesini zedelemekte ve sanıklar arasında eşitsizliğe yol açabilmektedir. Metnin yazarı, kanunda açık bir sınırlama yokken içtihat yoluyla böyle bir sınırlama getirilmesini (özellikle TCK 192/3 için) eleştirmektedir.