TCK'daki farklı etkin pişmanlık düzenlemeleri (m. 168, m. 192, m. 221, m. 248), pişmanlığın gösterilebileceği zaman dilimi açısından ne gibi farklılıklar içermektedir? Metindeki analizlere göre Yargıtay'ın 'hükümden önce' ibaresini yorumlamasındaki tutarsızlıkları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121484

Metindeki analize göre, etkin pişmanlığın gösterileceği zaman dilimi suç tiplerine göre farklılık göstermektedir: 1) TCK m. 221/4 (Örgüt suçları): Maddede 'hüküm verilmezden önce' gibi bir sınırlama yoktur. Bu nedenle Yargıtay, karar kesinleşene kadar (kanun yolu aşamasında) yapılacak bilgi vermenin etkin pişmanlık kapsamında olduğunu kabul etmektedir. 2) TCK m. 192/3 (Uyuşturucu suçları): Bu maddede de zaman sınırlaması olmamasına rağmen, gerekçe ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında yardımın hüküm verilmeden önce yapılması gerektiği işaret edilmiştir. Bu durum, kanuni düzenleme ile Yargıtay içtihadı arasında bir çelişki yaratmaktadır. 3) TCK m. 168/2 (Malvarlığı suçları) ve TCK m. 248/2 (Zimmet): Bu maddelerde etkin pişmanlığın açıkça 'hüküm verilmezden önce' gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak Yargıtay, bu ibareyi 'ilk derece mahkemesinin yargılamayı sonlandıran ve hukuken varlığını koruyan hükmü' olarak yorumlamaktadır. Bu yoruma göre, ilk derece mahkemesi kararı bozulduktan sonra yeniden yapılan yargılamada veya istinaf mahkemesinin duruşma açarak yeni bir hüküm kurması halinde, bu yeni hükümden önce de etkin pişmanlık uygulanabilir (Yargıtay 7. CD, 26.10.2015, 22141/20658). Özetle, Yargıtay'ın 'hükümden önce' ibaresini yorumlaması esnektir, ancak TCK m. 192/3'teki yorumu diğerlerinden ayrışarak bir tutarsızlık sergilemektedir. Kanuni düzenlemelerdeki bu farklılıklar ve yorum farklılıkları, yeknesak bir uygulama olmadığını göstermektedir.