Kambiyo senedinden kaynaklanan bir menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak kime aittir ve bu durumun genel menfi tespit davalarından farkı nedir? İspat yükünün yer değiştirmesine neden olabilecek 'talil' durumu ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121478

Kural olarak, genel menfi tespit davalarında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalıya aittir. Ancak kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davalarında bu kural tersine işler; ispat yükü, borçlu olmadığını iddia eden davacı borçludadır. Bu durumun sebebi, kambiyo senedinin soyutluğu ve yarattığı hukuki güvendir. Davacı borçlu, borçlu olmadığını kural olarak yine bir senetle (yazılı delille) ispatlamak zorundadır. 'Talil', senedin ihdas (düzenlenme) nedeninin taraflardan biri tarafından belirli bir hukuki ilişkiye (örneğin mal satışı, borç verme) bağlanmasıdır. Senet metninde 'malen' veya 'nakden' gibi bir kayıt bulunması ve taraflardan birinin bu kaydı belirli bir somut olayla ilişkilendirmesi talil anlamına gelir. Örneğin, senet 'nakden' düzenlenmişken alacaklı, 'bu senedi sattığım malların karşılığı olarak aldım' derse, senedi temel bir borç ilişkisine bağlamış olur. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve alacaklı (davalı), iddia ettiği bu mal satışı ilişkisini ve senedin bu ilişki karşılığında verildiğini ispat etmekle yükümlü hale gelir.