Vatandaşlıktan çıkan ana veya babanın talebiyle çocuğun da Türk vatandaşlığını kaybetmesi sürecinde (TVK m. 27/2), diğer ebeveynin muvafakat vermemesi halinde nasıl bir yol izlenir? Mahkeme bu durumda neye göre karar verir ve çocuğun 'vatansız kalmaması' ilkesi nasıl bir rol oynar?
TVK m. 27/2'ye göre, vatandaşlıktan çıkan ana veya babanın talebi ve diğer ebeveynin muvafakati ile küçük çocukları da Türk vatandaşlığını kaybedebilir. Eğer diğer ebeveyn muvafakat vermezse, kanun 'hâkim kararına göre işlem yapılır' demektedir. Bu durumda, talepte bulunan ebeveynin, diğer ebeveyne karşı, onun yerleşim yeri Aile Mahkemesinde (görevli mahkeme) bir dava açması gerekir. Mahkeme, bu davada karar verirken temel kriter olarak 'çocuğun üstün yararı' ilkesini göz önünde bulundurur. Çocuğun vatandaşlığının değişmesinin onun menfaatine olup olmadığını, sosyal, kültürel ve ekonomik geleceğini nasıl etkileyeceğini değerlendirir ve buna göre bir karar verir. Bu süreçte TVK m. 27/3'te yer alan 'Vatandaşlığın kaybı, çocukları vatansız kılacak ise bu madde hükümleri uygulanmaz' hükmü mutlak bir emirdir. Yani, mahkeme çocuğun vatandaşlığının değiştirilmesine karar verse bile, bu karar ancak çocuğun ana veya babasına bağlı olarak diğer devletin vatandaşlığını kazanması şartıyla uygulanabilir. Eğer çocuğun diğer devlet vatandaşlığını kazanamama riski varsa, mahkeme kararı ne olursa olsun veya diğer ebeveyn muvafakat etse bile çocuk Türk vatandaşı olarak kalmaya devam eder.