Kasten yaralama suçunun, 'kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle' (TCK m. 86/3-c) işlenmesi ile 'kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' (TCK m. 86/3-d) işlenmesi arasındaki temel fark nedir?
Bu iki nitelikli hal arasındaki temel fark, mağdurun ve failin sıfatı ile eylemin motivasyonundadır. 1) Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle (m. 86/3-c): Bu halde mağdur, bir kamu görevlisidir (veya kamu görevi ifa eden bir kişidir). Fail ise herhangi bir kişi olabilir. Suçun işlenmesindeki temel motivasyon, mağdurun yürüttüğü kamu görevidir. Fail, mağduru o görevden dolayı, o görevi yapmasını engellemek veya o görevi yaptığı için cezalandırmak amacıyla yaralamaktadır. Örneğin, bir vatandaşın, kendisine ceza yazan bir trafik polisini bu nedenle darp etmesi. Burada korunan, kamu görevinin saygınlığı ve engellenmeden yürütülmesidir. 2) Kamu Görevlisinin Sahip Bulunduğu Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle (m. 86/3-d): Bu halde ise fail, bir kamu görevlisidir. Mağdur ise herhangi bir kişidir. Fail, suçu işlerken, görevinin kendisine sağladığı otoriteyi, gücü ve etkiyi (nüfuzu) bir baskı aracı olarak kullanmaktadır. Madde gerekçesinde verilen örnekte, bir hâkim veya savcının bir sanık veya tanığı yaralaması bu kapsamdadır. Failin kamu görevlisi sıfatı, suçu işlemesini kolaylaştıran bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Özetle, birincisinde mağdur kamu görevlisidir ve suç göreve yöneliktir; ikincisinde ise fail kamu görevlisidir ve suçu görevini kötüye kullanarak işlemektedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr_vucut-dokunulmazligina-karsi-suclar/)