Bir kamu görevlisinin, görevi gereği düzenlemeye yetkili olmadığı bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi durumunda, bu eylem 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' (TCK m. 204/2) suçunu mu, yoksa 'resmi belgede sahtecilik' (TCK m. 204/1) suçunu mu oluşturur? Metindeki Yargıtay kararı ışığında açıklayınız.
Bu durumda eylem, daha ağır cezayı öngören 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' (TCK m. 204/2) suçunu değil, temel 'resmi belgede sahtecilik' (TCK m. 204/1) suçunu oluşturur. Metinde yer alan Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/7409 E. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Kararda, 'sanığa isnat olunan Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun oluşması için sahte resmi belgeyi düzenleyen kamu görevlisinin belgeyi düzenlemeye yetkili olması ve düzenlenen belge ile kamu görevlisinin görevi arasında nedensellik bağının bulunması yani verilen görev gereği düzenlenmesi gerektiği' belirtilmiştir. Yani, TCK m. 204/2'deki nitelikli halin uygulanabilmesi için, failin sahtecilik yaptığı belgenin, kendi görevi kapsamında düzenlemekle yükümlü olduğu bir belge olması şarttır. Eğer kamu görevlisi, göreviyle ilgisiz, düzenleme yetkisi olmayan bir belgeyi sahte olarak üretirse, bu eylemi sivil bir kişinin sahtecilik yapmasından farksızdır ve suçun temel şekli olan TCK m. 204/1'den sorumlu tutulur. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-244-davetiyenin-icerigi.html)