Bir davanın, davacının delil listesinde 'tanık, kadastro tutanakları ve sair deliller' şeklinde genel ifadelere dayanması durumunda, mahkemenin davacı tarafa tanıklarını bildirmesi için ayrıca süre ve imkan tanıması gerekir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Evet, gerekir. Metinde yer alan Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/26608 E., 2015/1855 K. sayılı kararına göre, davacının dava dilekçesinde genel olarak tanık deliline dayanması, tanık dinletme hakkını kullanma iradesini ortaya koyması için yeterlidir. Mahkemenin, bu irade beyanı üzerine, HMK'nın ilgili usul hükümlerini işleterek davacıya 'delil ve tanık listesi sunması için süre ve imkan tanıması' gerekir. Bu, hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) ve tarafların delillerini sunma hakkına saygı gösterilmesi (hukuki dinlenilme hakkı - HMK m. 27) ilkesinin bir gereğidir. Yargıtay kararında, mahkemenin, dilekçesinde tanık deliline dayanan davacıya bu imkanı tanımadan, sadece mevcut delillere (yerel bilirkişi beyanları) göre karar vermesini 'eksik araştırma ve inceleme' olarak nitelendirmiş ve kararı bozmuştur. Bu, dilekçede genel olarak delile dayanılmasının, mahkemeye o delilin toplanması için usuli işlemleri yapma yükümlülüğü getirdiğini göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-244-davetiyenin-icerigi.html)