Bir iştirak nafakası borcunun üzerinden 10 yıl geçmesi, bu borcun tahsilini nasıl etkiler? Bu durumdaki zamanaşımı kuralını açıklayınız.
Bir iştirak nafakası borcunun üzerinden 10 yıl geçmesi, o borcun 'zamanaşımına' uğramasına neden olur ve borçlunun, zamanaşımı def'inde bulunarak borcu ödemekten kaçınmasına imkan tanır. Metinde, TBK m. 156/2'ye atıf yapılarak bu durum açıklanmıştır. İştirak nafakası, bir mahkeme kararına (ilama) dayandığı için, bu karardan doğan alacaklar için genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl uygulanır. Ancak iştirak nafakası, her ay yeniden doğan ve muaccel olan 'irat' (dönemsel edim) niteliğinde bir borçtur. Bu nedenle, 10 yıllık zamanaşımı süresi, tüm nafaka borcu için tek bir seferde değil, her bir aylık nafaka borcunun muaccel olduğu (ödenmesi gerektiği) tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlar. Örneğin, 2014 yılının Ocak ayına ait ödenmemiş bir nafaka borcu, 2024 yılının Ocak ayında zamanaşımına uğrar. Alacaklı, bu tarihten sonra bu aya ilişkin borcu icra yoluyla talep ettiğinde, borçlu zamanaşımı def'inde bulunarak ödemeden kurtulabilir. Ancak, 2014 yılının Şubat ayına ait nafaka borcu için zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Bu nedenle, birikmiş nafaka alacaklarının tahsilinde, her bir ay için 10 yıllık sürenin ayrı ayrı dolup dolmadığına bakılması gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr_makale_istirak-nafakasi-davasi/)