Metindeki analize göre, bir kamu görevlisinin, hakkında işlem yapmama karşılığında menfaat talep etmesi ve mağdurun bu talebe boyun eğerek para vermesi eyleminin, 'rüşvet' suçu yerine 'irtikap' suçu olarak değerlendirilmesinde, mağdurun 'haklı bir işinin' varlığı kriteri nasıl bir rol oynar?
Mağdurun 'haklı bir işinin' varlığı, eylemin rüşvet yerine irtikap olarak nitelendirilmesinde kritik bir rol oynar. Bu iki suç arasındaki temel farklardan biri, menfaatin sağlandığı işin hukuki niteliğidir. - İrtikap Suçu: Bu suçta, mağdur 'meşru bir zemindedir', yani yapılmasını istediği iş hukuka uygundur ve hakkıdır. Kamu görevlisi, mağdurun bu haklı işini yapmamakla veya geciktirmekle onu tehdit ederek veya aldatarak menfaat temin eder. Mağdur, yasal hakkına ulaşabilmek için para vermeye zorlanır. - Rüşvet Suçu: Bu suçta ise, menfaat sağlayan kişi genellikle 'gayrimeşru bir zemindedir'. Hukuka aykırı bir işin yapılmasını veya yapılması gereken hukuki bir işlemin yapılmamasını talep eder. Örneğin, bir usulsüzlüğün görmezden gelinmesi, hak edilen bir cezanın iptal edilmesi gibi. Metindeki sonuç bölümünde bu ayrım, 'Mağdur kamu görevlisinin belirlediği parayı vermezse haklı işinin olmayacağına veya geciktirileceğine inandırılmışsa, bu durumda icbar veya hileye göre irtikap suçu öne çıkar. Mağdur olduğunu iddia edenin haklı bir işi yoksa... bu durumda rüşvet suçunun varlığından bahsedilir.' şeklinde özetlenmiştir. Dolayısıyla, mağdurun talebinin haklı olup olmadığı, suçun vasıflandırılmasında belirleyici bir ölçüttür. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_irtikap-ve-rusvet-suclarinin-mukayesesi)