Metinde geçen Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bir kararında, sanığın göçmenlerin bulunduğu tırın dorsesine nasıl bindiklerini bilmediğini ve Türkçe'yi yeterince bilmediğini savunması karşısında, 'tutanak tanığı'nın beyanının delil değerini zayıflatan unsur ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120797

Metinde analizi yapılan Yargıtay 4. CD, 03/11/2022 tarihli, 2021/11747 E., 2022/21811 K. sayılı kararda, 'tutanak tanığı'nın beyanının delil değerini zayıflatan unsur, tanığın sanığın ikrarına yönelik olduğunu iddia ettiği sözlerin, olayı anlatan ve kolluk tarafından düzenlenen 'asıl tutanakta yer almaması'dır. Yani, olayı ilk elden belgeleyen ve resmiyet kazandıran yakalama veya olay tutanağında, sanığın suçu kabul ettiğine dair bir ifade veya beyan bulunmamaktadır. Sonradan ortaya çıkan bir tutanak tanığının, sanığın bu yönde sözler söylediğini iddia etmesi, olayın sıcaklığıyla tutulan ilk resmi belgeyle çelişmektedir. Bu durum, tutanak tanığının beyanının güvenilirliğini ve doğruluğunu şüpheli hale getirmektedir. Yargıtay, bu çelişkiyi, sanığın savunması ve mağdur göçmenlerin beyanlarıyla birleştirerek, sanık aleyhine 'kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı' sonucuna varmıştır. (Kaynak: or.av.tr_gocmen-kacakciligi-sucu-tck-m-79/)