Bir kişinin, borçlu olmadığını bildiği halde, ahlaki bir görev veya bağışlama amacıyla yaptığı bir ödemeyi, sonradan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyebilir mi?
Hayır, isteyemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi, borçlanılmayan bir edimin iadesi için, ödemeyi yapanın 'kendisini borçlu sanarak' yani bir hata sonucu bu ödemeyi yaptığını ispat etmesini şart koşar. Eğer bir kişi, hukuken bir borcu olmadığını bilerek, tamamen kendi özgür iradesiyle, örneğin eski bir çalışanına yardım etmek (ahlaki görev) veya bir arkadaşına destekte bulunmak (bağışlama) gibi bir amaçla ödeme yaparsa, bu ödeme geçerli bir hukuki sebebe (bağışlama iradesi, ahlaki görevin ifası) dayanmış olur. Bu durumda, sonradan pişman olarak bu parayı 'sebepsiz zenginleşme' hükümlerine dayanarak geri isteyemez. Çünkü ortada bir 'sebepsiz' zenginleşme yoktur; zenginleşmenin sebebi, ödemeyi yapanın bağışlama veya ifa iradesidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr_haksiz-odemenin-iadesinde-faiz/)