Metindeki analize göre, bir sanık hakkında verilen beraat kararının BAM tarafından usule aykırı bir şekilde 'mahkumiyet verilmesi gerektiği' gerekçesiyle bozulması, sanığın hangi anayasal hakkını ihlal etmektedir?
Metindeki analize göre, bu durum sanığın Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'hak arama hürriyeti' ve bu hakkın bir uzantısı olan 'mahkemeye erişim hakkını' ihlal etmektedir. İhlal şu şekilde gerçekleşmektedir: Normal usulde, ilk derece mahkemesinin beraat kararını hatalı bulan BAM, duruşma açarak kendisi bir mahkumiyet kararı verseydi, sanık bu mahkumiyet kararına karşı ceza miktarına bakılmaksızın Yargıtay'a 'temyiz' başvurusunda bulunma hakkına sahip olacaktı. Ancak BAM, usule aykırı bir şekilde kararı bozup dosyayı geri gönderdiğinde ve ilk derece mahkemesi bu bozma üzerine (örneğin 5 yılın altında) bir mahkumiyet kararı verdiğinde, bu yeni karara karşı yapılacak istinaf başvurusu üzerine BAM'ın vereceği onama (esastan ret) kararı kesinleşecektir (CMK m. 286/2-a). Bu durumda sanık, BAM'ın hatalı usul tercihi nedeniyle, normalde sahip olacağı 'temyiz kanun yoluna başvurma hakkını' kaybetmiş olur. Kanuni bir yargı yolunun, idari veya yargısal bir makamın hatalı işlemiyle kapatılması, doğrudan doğruya hak arama hürriyetinin ve mahkemeye erişim hakkının ihlalidir. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_bam-ceza-dairelerinin-bozma-yetkisinin-siniri)