Metindeki analize göre, bir sanık hakkında verilen hukuka aykırı bir BAM bozma kararına ilk derece mahkemesinin 'direnme yasağı' nedeniyle uymak zorunda kalması, Anayasa'nın hangi ilkesine aykırılık teşkil eder?
Metinde, ilk derece mahkemesinin, BAM tarafından verilen hukuka aykırı bir bozma kararına (örneğin, delil takdirine karışarak beraat kararını bozan bir karara), CMK m. 284/1'deki 'direnme yasağı' nedeniyle uymak zorunda kalmasının, Anayasa'nın 138. maddesinin 1. fıkrasına aykırılık teşkil ettiği savunulmaktadır. Anayasa m. 138/1, 'Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.' hükmünü amirdir. Bu, 'hâkimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı' ilkesidir. Metindeki analize göre, BAM, kanunun kendisine vermediği bir yetkiyi kullanarak ve ilk derece mahkemesinin delil takdirine karışarak bir bozma kararı verdiğinde ve ilk derece mahkemesi de 'direnme yasağı var' diyerek bu hukuka aykırı bozmaya uyup kendi vicdani kanaatinin aksine bir karar verdiğinde, aslında Anayasa m. 138/1'de güvence altına alınan bağımsızlığı zedelenmiş olur. İlk derece mahkemesi, hukuka ve kendi vicdani kanaatine göre değil, hukuka aykırı bir üst merci kararına göre hüküm kurmak zorunda kalır. Bu durum, yargı bağımsızlığı ilkesiyle açıkça çelişir. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_bam-ceza-dairelerinin-bozma-yetkisinin-siniri)