Bir sanığın, mühürde sahtecilik suçundan beraat edip, aynı olayla ilgili hırsızlık suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar alması durumunda, katılan vekilinin sadece hırsızlık suçuna ilişkin hükmü temyiz etmesi, mühürde sahtecilik suçundan verilen beraat kararını kesinleştirir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, metindeki karardan yola çıkarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120768

Hayır, kesinleştirmez. Metinde yer alan Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2013/12911 E., 2014/9867 K. sayılı kararında, yerel mahkeme hem mühürde sahtecilikten beraat hem de hırsızlıktan ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş, katılan vekili ise bu kararları temyiz etmiştir. Yargıtay, her iki hükme yönelik temyiz itirazlarını da incelemiş ve her iki kararı da onamıştır. Kararda, 'katılan vekilinin mühürde sahtecilik suçu yönünden 09.11.2010; elektrik hırsızlığı suçu yönünden ise, 17.01.2013 tarihli hükümlere yönelik temyizlerinin incelemesinde...' ifadesi kullanılmıştır. Bu, katılan vekilinin her iki hükmü de temyiz ettiğini ve Yargıtay'ın da her iki hükmü ayrı ayrı denetlediğini göstermektedir. Eğer katılan vekili, sadece hırsızlık suçuna ilişkin hükmü temyiz edip, mühürde sahtecilikten verilen beraat kararına yönelik bir temyiz talebinde bulunmasaydı, temyiz süresinin geçmesiyle birlikte beraat kararı kesinleşirdi. Ancak olayda, katılan vekilinin her iki hükme de yönelik temyiz iradesi olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, bir hükmün temyiz edilmesi, aynı karardaki diğer bağımsız hükümlerin akıbetini otomatik olarak etkilemez; her bir hüküm için ayrı bir temyiz iradesinin varlığı ve süresi içinde kullanılması gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr_makale_muhurde-sahtecilik-sucu-cezasi-tck-202/)