Vesayet altındaki kişinin, vesayet ve denetim makamlarının izni olmaksızın yaptığı bir hukuki işlemin geçerliliği nedir ve bu durum sonradan düzeltilebilir mi?
Vesayet altındaki kişi (kısıtlı), kural olarak tam ehliyetsiz veya sınırlı ehliyetsiz konumdadır ve tek başına hukuki işlem yapamaz. Eğer vasi, kanunen zorunlu olduğu halde vesayet makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) veya hem vesayet hem de denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) iznini almadan bir işlem yaparsa, TMK m. 464 bu işlemin hukuki sonucunu düzenlemiştir. Bu maddeye göre, 'vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.' Yani, bu işlem kısıtlıyı bağlamaz ve 'tek taraflı bağlamazlık' yaptırımına tabidir; işlem askıda hükümsüzdür. Ancak bu durum sonradan düzeltilebilir. İşlemin karşı tarafı, vesayet makamına başvurarak bu işleme onay (icazet) verip vermediğini sormasını isteyebilir. Metinde de belirtildiği gibi, 'Vesayet daireleri olan Sulh Hukuk Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin izni alınmadan yapılan işlemler, bu daireler tarafından daha sonra onaylanırsa hukuki geçerlilik kazanır.' Vesayet makamı sonradan bu işleme icazet verirse, işlem baştan itibaren geçerli hale gelir. İcazet vermezse, işlem kesin olarak hükümsüz kalır. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_vesayet-nedir-vesayet-davasi-ve-vasi-atanmasi.html)