Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) bir davanın 'açılmamış sayılmasına' karar verilmesini gerektiren hallerden birini, metinlerdeki Yargıtay kararlarından örnek vererek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120760

HMK'da bir davanın 'açılmamış sayılmasına' karar verilmesini gerektiren hallerden biri, HMK m. 77/1'de düzenlenen, vekâletnamesiz işlem yapılmasına izin verilen avukatın, verilen kesin süre içinde vekâletnamesini sunmaması veya asıl tarafın yapılan işlemlere icazet vermemesidir. Metinde yer alan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/16413 E., 2017/8821 K. sayılı kararı bu duruma bir örnektir. Olayda, mahkeme, itiraz dilekçesini imzalayan avukat ile vekaletnamedeki avukat isminin farklı olması nedeniyle, vekile vekaletnamesini sunması için kesin süre vermiştir. Ancak mahkeme, süreye uyulmaması halinde doğrudan 'davanın açılmamış sayılmasına' karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı bozarken, HMK m. 77/1'in tam olarak uygulanmadığına işaret etmiştir. Yargıtay'a göre, vekil vekaletname sunmazsa, mahkemenin ikinci adımı atarak 'asıl tarafa (borçlu şirkete) tebligat gönderip, yapılan işlemlere icazeti olup olmadığını' sorması gerekirdi. Ancak bu ikinci şart da yerine getirilmezse, yani asıl taraf da yapılan işlemi benimsemezse, o zaman 'davanın açılmamış sayılmasına' karar verilebilirdi. Bu karar, 'açılmamış sayılma' yaptırımının uygulanabilmesi için kanundaki tüm usuli adımların eksiksiz olarak takip edilmesi gerektiğini göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-77-vekaletnamesiz-dava-acilmasi-ve-islem-yapilmasi.html)