Taksirle yaralama suçunda (TCK m. 89), suçun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlı mıdır? Hangi durumda şikâyet aranmaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120752

Evet, TCK m. 89/5'e göre, taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak 'şikâyete bağlıdır'. Mağdurun şikâyeti olmadan savcılık re'sen soruşturma başlatamaz veya kamu davası açamaz. Ancak aynı fıkra, bu kurala önemli bir istisna getirmektedir. Bu istisna, suçun işlenişindeki kusurun derecesiyle ilgilidir. Buna göre; 1) TCK m. 89/1 kapsamına giren (yani, BTM ile giderilebilecek basit) taksirle yaralama fiilleri, her durumda şikâyete tabidir. 2) TCK m. 89/2 ve m. 89/3'te sayılan nitelikli hallere (kemik kırığı, yüzde sabit iz, duyu veya organ işlevinin zayıflaması/yitirilmesi vb.) neden olan taksirle yaralama fiilleri, eğer 'bilinçli taksirle' işlenmişse, bu durumda şikâyet aranmaz. Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen 'olmaz' diyerek hareketine devam etmesidir ve basit taksire göre daha ağır bir kusurluluk şeklidir. Kanun koyucu, daha ağır sonuçlara yol açan ve daha ağır bir kusurla işlenen taksirli yaralama eylemlerinde, kamu düzeninin korunması amacıyla suçun takibini mağdurun iradesinden bağımsız kılmıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr_vucut-dokunulmazligina-karsi-suclar/)