15 yaşını doldurmamış bir çocuğa karşı işlenen cinsel davranışların, TCK m. 103 kapsamında 'istismar' veya 'sarkıntılık' olarak nitelendirilmesindeki ayrım nedir?
Metindeki analize göre, 15 yaşını doldurmamış bir çocuğa karşı işlenen cinsel davranışların 'cinsel istismar' mı yoksa 'sarkıntılık düzeyinde kalmış cinsel istismar' mı olarak nitelendirileceği, eylemin ani, kesintili olup olmaması ve devamlılık arzedip etmemesine göre belirlenir. TCK m. 103/1-b, istismarın sarkıntılık düzeyinde kalmasını daha hafif bir yaptırıma bağlamıştır. - Sarkıntılık: Cinsel amaçlı, çocuğun vücuduna yönelik ani, kesintili ve süreklilik arz etmeyen temaslardır. Eylem anlık olup biter. Örneğin, çocuğun cinsel bir bölgesine anlık olarak dokunup çekmek, aniden öpmek gibi. - İstismar: Sarkıntılığı aşan, belirli bir süre devam eden, daha yoğun ve cinsel sömürüye yönelik davranışlardır. Eylemde bir devamlılık ve yoğunluk söz konusudur. Örneğin, çocuğu okşamak, cinsel bölgeleriyle oynamak gibi eylemler, anlık ve kesintili olmadıkları için sarkıntılık düzeyini aşar ve basit cinsel istismar (TCK m. 103/1-a) suçunu oluşturur. Metinde, failin internet üzerinden çocuğu soyunmaya ikna etmesi örneğinde de, bu sürecin devam etmeyip ani ve kesintili olması halinde sarkıntılık, belirli bir süre devamlılık içermesi halinde ise istismar olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. Ayrım, eylemin zamansal boyutu ve yoğunluğu üzerinden yapılır. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_failin-temasi-olmaksizin-cinsel-istismar-mümkun-mudur)