HMK m. 220 uyarınca, bir tarafın mahkeme kararına rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesinin hukuki sonuçları nelerdir?
Ticari defterler, HMK m. 222'ye göre sahibi lehine ve aleyhine delil teşkil edebilen önemli belgelerdir. Bir tarafın, mahkemenin kesin süre vererek ve sonuçlarını ihtar ederek istediği ticari defterleri ibraz etmemesi, HMK m. 220/3'te ağır hukuki sonuçlara bağlanmıştır. Buna göre, ticari defterleri ibraz etmesine karar verilen taraf; a) Kendisine verilen kesin sürede defterleri ibraz etmezse, b) Ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermezse, c) Ya da defterlerin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, 'duruma göre ticari defterlerin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.' Bu, bir nevi 'yasal karine'dir. Yani, defterlerini sunmaktan kaçınan tarafın, karşı tarafın iddialarını çürütecek bir kayda sahip olmadığı varsayılır. Karşı tarafın, defterlerde kendi lehine kayıtlar bulunduğu yönündeki iddiası, başka delillerle de destekleniyorsa, mahkeme tarafından doğru kabul edilebilir. Bu hüküm, tarafları ticari defterlerini usulüne uygun tutmaya ve yargılamada mahkemeyle iş birliği yapmaya teşvik eden önemli bir yaptırımdır. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-229-yemin-etmemenin-sonuclari.html - Gerekçeye Karşı Oy'da detaylı açıklanmıştır)