Ayrılık kararı verilen bir davada, mahkemenin yoksulluk nafakasına veya iştirak nafakasına hükmetmesi hukuken mümkün müdür? Bu nafakaların hukuki niteliği açısından açıklayınız.
Hayır, mümkün değildir. Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında da belirtildiği üzere, yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve iştirak nafakası (TMK m. 182), hukuki nitelikleri gereği 'boşanma halinde' hükmedilebilen, boşanmanın mali ve çocuklara ilişkin sonuçlarıdır. Mahkeme, boşanma yerine 'ayrılık' kararı verdiğinde (TMK m. 170), evlilik birliği hukuken devam etmektedir. Evlilik birliği devam ettiği için, 'yoksulluk' veya 'iştirak' nafakası kavramları gündeme gelemez. Ayrılık süresince, eşlerin birbirlerine karşı bakım yükümlülükleri ve çocukların giderlerine katılma yükümlülükleri evlilik birliği çerçevesinde devam eder. Bu nedenle, ayrılık kararıyla birlikte hakim, sadece ayrılık süresince geçerli olmak üzere 'tedbir nafakasına' (TMK m. 169) hükmedebilir. Mahkemenin, ayrılık kararı verirken yoksulluk veya iştirak nafakasına hükmetmesi, bu nafakaların boşanmaya bağlı niteliğiyle çelişir ve hukuka aykırıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr_makale_istirak-nafakasi-davasi/)