Bir avukatın, mahkemece verilen süreye rağmen davalı şirkete ait vekâletnameyi sunmaması ve davalı şirketin de bu avukatın işlemlerine icazet vermemesi durumunda, bu avukatın yaptığı 'temyiz' işleminin hukuki akıbeti ne olur? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/5977 E. sayılı kararındaki gerekçeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120716

Bu durumda, avukat tarafından yapılan temyiz işlemi hukuken 'yapılmamış sayılır' ve temyiz başvurusu usulden reddedilir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/5977 E., 2017/4551 K. sayılı kararında bu sonuç, HMK m. 77/1'e dayandırılmıştır. Anılan madde, vekâletnamesiz işlem yapılmasına istisnaen izin verilen hallerde, verilen kesin süre içinde vekâletname sunulmaz veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini bildirmezse, 'gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış sayılacağını' hükme bağlamıştır. Somut olayda, avukat dosyaya davalı şirket yerine başka bir şirketin vekâletnamesini sunmuş, mahkemenin verdiği kesin süreye rağmen doğru vekâletnameyi ibraz etmemiştir. Davalı şirket de bir dilekçe ile bu avukatın yaptığı temyiz işlemini kabul ettiğini (icazet verdiğini) bildirmemiştir. Bu durumda, HMK m. 77/1'deki şartlar gerçekleşmediği için, avukatın yaptığı temyiz işlemi hukuken geçersiz hale gelmiştir. Yargıtay, bu durumu 'usulüne uygun bir temyiz olmadığı' şeklinde niteleyerek, dosyayı esastan incelemeksizin mahkemesine iade etmiştir. Bu, vekâletnamesiz yapılan işlemin, kanuni şartlar yerine getirilmediğinde hukuken yok sayılacağının net bir örneğidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-77-vekaletnamesiz-dava-acilmasi-ve-islem-yapilmasi.html)