Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda 'asli müdahale' ve 'fer'i müdahale' kurumları bulunur. Metinde yer alan Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/26608 E. sayılı kararında, davaya dahil edilmek istenen kişilerin durumu bu kavramlar açısından nasıl değerlendirilebilir ve bu kişilerin davada taraf sıfatı kazanabilmesi için hangi usuli işlemi yapmaları gerekirdi?
Metindeki Yargıtay kararında, dava açan mirasçı, diğer mirasçıların da davaya 'davacı olarak müdahil edilmelerini' istemiştir. Bu kişilerin durumu 'asli müdahale' kurumu (HMK m. 65) ile ilgilidir. Asli müdahale, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen hak iddia eden üçüncü bir kişinin, aynı mahkemede, davanın taraflarına (davacı ve davalıya) karşı yeni bir dava açmasıdır. Bu kişiler, davacı ile birlikte davalı Hazine'ye karşı hak iddia ettiklerinden, fer'i müdahil (davanın taraflarından birinin yanında yer alan) değil, asli müdahil konumundadırlar. Bu kişilerin davada taraf (davacı) sıfatını kazanabilmeleri için, sadece davacının talebi yeterli değildir. Kendilerinin, HMK m. 65'e uygun olarak, harcını yatırdıkları ayrı bir dava dilekçesiyle mahkemeye başvurarak davaya müdahale talebinde bulunmaları gerekirdi. Yargıtay'ın kararında da belirtildiği gibi, bu kişiler 'harç ödemek suretiyle davaya asli müdahil olarak katılmamış' ve 'usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde... talepte bulunmamışlardır'. Bu usuli işlemi yapmadıkları için davada taraf sıfatını kazanamamışlardır ve mahkemenin onlar lehine hüküm kurması bu nedenle taleple bağlılık ilkesine aykırı bulunmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-244-davetiyenin-icerigi.html)