Bir sanık hakkında verilen beraat kararının BAM tarafından, 'mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği' gerekçesiyle bozulması, CMK'nın hangi hükümlerine aykırıdır ve bu durumda BAM'ın izlemesi gereken doğru usul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120713

BAM'ın, ilk derece mahkemesinin beraat kararını, delillerin takdirine ve davanın esasına girerek 'beraat yerine mahkumiyet verilmesi gerektiği' gibi bir gerekçeyle bozması, CMK'nın istinaf kanun yolunu düzenleyen hükümlerine temelden aykırıdır. Bu durum, özellikle şu hükümlere aykırılık teşkil eder: - CMK m. 280/1-e: Bu madde, BAM'ın duruşma açmaksızın verebileceği bozma kararlarını, CMK m. 289'da sayılan 'hukuka kesin aykırılık' halleriyle sınırlar. Delil takdirine ve esasa ilişkin uyuşmazlıklar bu kapsamda değildir. - CMK m. 280/1-g ve 280/2: Bu hükümler, BAM'ın ilk derece mahkemesinin kararını hatalı bulması durumunda izlemesi gereken doğru usulü gösterir. Eğer BAM, beraat kararının yanlış olduğu ve sanığın mahkum edilmesi gerektiği kanaatindeyse, yapması gereken şey kararı bozup dosyayı geri göndermek değil, 'duruşma açarak davayı yeniden görmek' ve delilleri bizzat değerlendirdikten sonra 'davanın esasına ilişkin olarak yeni bir hüküm kurmaktır'. Bu yeni hüküm, beraatin onanması, mahkumiyet veya başka bir karar olabilir. Metinde eleştirilen Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararına konu olayda BAM, duruşma açıp kendisi karar vermek yerine, hukuka aykırı bir şekilde bozma kararı vererek ilk derece mahkemesini mahkumiyet kararı vermeye yönlendirmiş ve yetkisini aşmıştır. Bu, istinaf sisteminin ruhuna ve lafzına aykırıdır. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_bam-ceza-dairelerinin-bozma-yetkisinin-siniri)