Bir avukatın, ticari defterlerini ibraz etmeyen davalının bu eyleminin HMK m. 222/5 gereği karşı tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilse bile, ayrıca yemin deliline başvurmasının hukuki anlamı ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120711

Bir tarafın, karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda HMK m. 220 (metinde sehven 222/5 olarak geçmiş olabilir, ilgili hüküm m. 220'dedir) gereğince mahkemenin, defterlerin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebileceği bir durum olsa da, bu durum diğer delillere, özellikle yemin deliline başvurulmasına engel değildir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/6395 E., 2016/4332 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Karara göre, davacı tarafın hem davalının defterlerine dayanması hem de ayrıca yemin teklif etmesi, onun defter delilinden vazgeçtiği anlamına gelmez. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, iddiasını bütün delillerle ispatlamaya çalışır ve bunu başaramadığı takdirde son çare olarak yemin deliline başvurabilir. Somut olayda mahkeme, davalının defterlerini ibrazdan ve yemin etmekten kaçındığını belirterek davayı kabul etmiştir. Yargıtay, davalının, kendisine yöneltilen yemin metnini kabul etmemesinin 'yeminden kaçınma' olarak yorumlanmasının hatalı olduğunu belirtmiş ve kararı bu yönden bozmuştur. Bu, mahkemenin, bir delil (defterlerin ibraz edilmemesi) üzerinden bir sonuca varsa bile, usulüne uygun olarak ileri sürülen diğer delilleri (yemin) de yine usulüne uygun olarak değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir. Tarafların delil olarak dayandığı hukuki imkanların, biri diğerini mutlak olarak dışlamaz; mahkeme tüm delilleri birlikte değerlendirmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-229-yemin-etmemenin-sonuclari.html)