Boşanma davası reddedildiği halde, mahkemenin davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına ve ortak çocuk yararına iştirak nafakasına hükmetmesi hukuka uygun mudur? Bu nafakaların hukuki niteliği açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120705

Hayır, hukuka uygun değildir. Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/8564 E. sayılı kararına göre, yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve iştirak nafakası (TMK m. 182), nitelikleri gereği 'boşanmanın fer'isi', yani boşanmaya bağlı sonuçlardır. Bu nafakaların doğabilmesi için, öncelikle bir boşanma veya ayrılık kararının verilmiş olması zorunludur. Eğer açılan boşanma davası, esastan reddedilirse, evlilik birliği devam ediyor demektir. Evlilik birliği devam ederken, tarafların birbirine karşı bakım yükümlülüğü ve çocukların giderlerine katılma yükümlülüğü devam eder ve bu durumlar için ancak 'tedbir nafakası' (TMK m. 169) talep edilebilir. Yoksulluk ve iştirak nafakası ise ancak evlilik birliğinin sona ermesiyle gündeme gelebilecek, boşanma sonrası döneme ilişkin nafakalardır. Dolayısıyla, mahkemenin boşanma davasını reddederken aynı kararda yoksulluk veya iştirak nafakasına hükmetmesi, bu nafakaların hukuki niteliğiyle bağdaşmaz ve hukuka aykırıdır. Bu durumda en fazla, dava süresince verilen tedbir nafakasının devamına karar verilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr_makale_istirak-nafakasi-davasi/)