Bir sanığın birden fazla farklı göçmen grubunu, farklı tarihlerde yurt dışına kaçırması eylemi, tek bir göçmen kaçakçılığı suçu mu yoksa birden fazla suç mu oluşturur? Bu durumda 'zincirleme suç' hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını Yargıtay kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120699

Bir sanığın farklı tarihlerde ve farklı göçmen gruplarına yönelik gerçekleştirdiği eylemler, kural olarak birden fazla bağımsız göçmen kaçakçılığı suçu oluşturur. Her bir kaçırma eylemi, ayrı bir suç olarak değerlendirilmelidir. Metinde yer alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 18/10/2022 tarihli, 2021/19836 E., 2022/20028 K. sayılı kararında bu durum açıkça belirtilmiştir: 'Sanık hakkında farklı tarihlerde ve farklı göçmenlere yönelik gerçekleştirilen eylemleri nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken zincirleme suç hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş...' Bu karar, her bir eylemin ayrı bir suç teşkil ettiğini göstermektedir. Zincirleme suç (TCK m. 43/1), bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda uygulanır. Göçmen kaçakçılığı suçunda mağdur 'toplum' olduğu için, farklı göçmen gruplarına yönelik eylemlerin 'aynı mağdura' karşı işlendiği kabul edilse bile, eylemler farklı zamanlarda gerçekleştiği için her biri bağımsız bir fiil sayılır. Ancak, eğer savcılık iddianamesinde sanığın eylemlerini 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında' işlediği iddiasıyla TCK m. 43'ün uygulanmasını talep etmiş ve dava bu şekilde açılmışsa, mahkemenin bu durumu tartışması gerekir. Yargıtay'ın 26/09/2022 tarihli kararında da belirtildiği gibi, bu yönde açılmış başka bir dava olup olmadığı araştırılmalı ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanı tartışılarak bir karar verilmelidir. Ancak genel kural, her bir eylemin ayrı bir suç oluşturmasıdır. (Kaynak: or.av.tr_gocmen-kacakciligi-sucu-tck-m-79/)