Bir davanın denetçiler tarafından açılması gereken bir sorumluluk davası olduğu durumda (1163 S.K. m. 98, 6762 S. TTK m. 341), davanın denetçiler tarafından açılmamış olması ve genel kurul kararının bulunmaması halinde, mahkemenin bu usuli eksiklik karşısında izlemesi gereken yol nedir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında açıklayınız.
Metinde atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.03.2015 tarihli ilamına göre, bir kooperatifin eski yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davasında, davanın denetçiler tarafından açılması ve bu konuda bir genel kurul kararı bulunması, davanın görülebilmesi için gerekli usuli şartlardır. Ancak bu eksiklikler, 'dava şartı' olmakla birlikte, sonradan tamamlanabilen usuli eksikliklerdir. Bu nedenle mahkeme, bu eksiklikleri tespit ettiğinde davayı hemen reddetmemelidir. Mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: Davacı tarafa, bu eksiklikleri gidermesi için HMK m. 115/2 uyarınca uygun ve 'kesin bir süre' vermelidir. Bu süre içinde davacıdan; 1) Davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılmış olan bu davaya muvafakat (icazet) verildiğine dair bir genel kurul kararı ibraz etmesi, 2) Davanın gelindiği aşamada görevde olan denetçilerin, denetçi sıfatıyla davayı açan vekile vekaletname vermesi veya bizzat davayı takip etmeleri istenmelidir. Eğer verilen bu kesin süre içinde bu usuli eksiklikler giderilemezse, ancak o zaman dava, dava şartı yokluğundan (HMK m. 54, 77/1 uyarınca açılmamış sayılma veya usulden ret) reddedilmelidir. Eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuka aykırıdır ve bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-77-vekaletnamesiz-dava-acilmasi-ve-islem-yapilmasi.html)