Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bir kararında, sanığın tırının dorsesinde bilgisi dışında göçmenlerin taşındığına dair savunması ve göçmenlerin de şoförü görmediklerini beyan etmeleri karşısında mahkumiyet hükmünü bozmasının arkasındaki ceza hukuku ilkesi nedir? Bu ilkenin somut olaya uygulanışını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120691

Yargıtay'ın bu kararı bozmasının arkasındaki temel ceza hukuku ilkesi, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesidir. Bu ilke, ceza yargılamasının en önemli temel taşlarından biridir ve bir sanığın mahkum edilebilmesi için suçun o sanık tarafından işlendiğinin hiçbir makul şüpheye yer bırakmayacak şekilde, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiğini ifade eder. Metinde yer alan Yargıtay 4. CD, 03/11/2022 tarihli, 2021/11747 E., 2022/21811 K. sayılı kararda somut olaya bu ilke şu şekilde uygulanmıştır: - Sanık (şoför), savunmasında göçmenlerin dorseye nasıl bindiklerini bilmediğini, eylemi ikrar etmediğini tutarlı bir şekilde beyan etmiştir. - Mağdur göçmenler, kendilerini tıra başka bir kişinin bindirdiğini ve şoförü hiç görmediklerini, sanıkla ilk kez yakalandıktan sonra karşılaştıklarını söylemişlerdir. Bu durum sanığın savunmasını desteklemektedir. - Sanığın ikrarına yönelik olduğu iddia edilen sözlerin, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta yer almaması, bu delilin gücünü zayıflatmıştır. Bu veriler ışığında Yargıtay, şoförün, göçmenlerin dorseye bindirilmesinden haberdar olduğuna veya onları bindiren kişilerle bir bağlantısı bulunduğuna dair 'mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı' sonucuna varmıştır. Sanığın eyleme katıldığına dair ciddi bir şüphe durumu mevcuttur ve bu şüphe, sanığın aleyhine değil, lehine yorumlanmalıdır. Bu nedenle mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur. (Kaynak: or.av.tr_gocmen-kacakciligi-sucu-tck-m-79/)