Vesayet organları ile vesayet işleriyle görevli diğer kişilerin (vasi, kayyım vb.) görevlerini yerine getirirken verdikleri zararlar nedeniyle 'Devletin Sorumluluğu' (TMK m. 468) hangi iki halde ortaya çıkar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120689

TMK m. 468, vesayet uygulamasından doğan zararlar için Devletin sorumluluğunu iki farklı halde düzenlemiştir: 1) Doğrudan Sorumluluk: Devlet, 'vesayet dairelerinde görevli olanların' (yani Sulh ve Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimleri ve personelinin) hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan 'doğrudan doğruya' sorumludur. Bu, bir hizmet kusurudur ve zarar gören kişi, doğrudan Devlete karşı tazminat davası açabilir. 2) İkincil (Tali) Sorumluluk: Devlet, 'vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da' sorumludur. Bu durumda sorumluluk, birincil (asli) değil, ikincil (tali) niteliktedir. Yani, zarar gören kişi öncelikle zarara sebep olan vasiye veya kayyıma karşı dava açmalı, ondan tazminatı tahsil etmeye çalışmalıdır. Eğer vasi veya kayyımın malvarlığı yetersiz olduğu için veya başka bir nedenle zarar onlardan tazmin edilemezse, ancak o zaman kalan zarar için Devlete başvurulabilir. Her iki durumda da zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olan görevlilere (hâkim, vasi, kayyım vb.) rücu etme hakkına sahiptir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_vesayet-nedir-vesayet-davasi-ve-vasi-atanmasi.html)