CMK m. 133 uyarınca bir şirkete kayyım atanabilmesi için aranan temel şartlar nelerdir ve atanan kayyımın yetkileri neler olabilir?
CMK m. 133, bir şirketin yönetimine kayyım atanması şeklindeki ağır koruma tedbirini düzenlemektedir. Bu tedbire başvurulabilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir: 1) Suç Şartı: Tedbir, ancak CMK m. 133/4'te katalog halinde sayılan suçlar (örneğin, uyuşturucu ticareti, zimmet, fuhuş, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt suçları vb.) nedeniyle uygulanabilir. 2) Suçun Şirket Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi: Suçun, şirketin faaliyetleri çerçevesinde ve şirketin imkanları kullanılarak işlenmekte olduğu hususunda 'kuvvetli şüphe' bulunmalıdır. 3) Gereklilik Şartı: Kayyım atanmasının, 'maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması' gerekir. Yani bu tedbir, delillerin karartılmasını önlemek veya suç faaliyetinin devamını engellemek için zorunlu olmalıdır. Karar Yetkisi: Kayyım atama kararını soruşturma ve kovuşturma sürecinde 'hâkim veya mahkeme' verebilir. Kayyımın Yetkileri: Atama kararında, kayyımın yetkilerinin ne olduğu açıkça belirtilir. Kanun, üç farklı yetki seviyesi öngörmektedir: a) Onay Yetkisi: Yönetim organı görevine devam eder, ancak alacağı karar ve yapacağı işlemlerin geçerliliği kayyımın onayına bağlı kılınır. b) Yönetimin Devralınması: Yönetim organının tüm yetkileri kayyıma devredilir. Şirketi tamamen kayyım yönetir. c) Tam Yetki Devri: Yönetim organının yetkileri ile birlikte, ortaklık payları veya menkul kıymetler üzerindeki idare yetkileri de tümüyle kayyıma verilir. Bu en geniş yetki seviyesidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_ceza-hukuku_elkoyma-karari-nedir-cmk.html)