Boşanma davalarında vekâletnamenin 'özel yetki' içermesi zorunluluğu (HMK m. 74) nedir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/18693 E. sayılı kararında, özel yetkisi olmayan bir avukatın takip ettiği birleşen boşanma davasında mahkemenin izlemesi gereken usul nasıl tarif edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120671

Boşanma, evlat edinme gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılmasına ilişkin davalarda, genel vekâletname yeterli değildir. Avukatın bu davaları açabilmesi ve takip edebilmesi için, vekâletnamede bu konuda kendisine açıkça yetki verildiğinin belirtilmesi gerekir. Bu, HMK m. 74'te düzenlenen 'özel yetki' zorunluluğudur. Amaç, müvekkilin iradesinin, bu türden önemli ve kişisel sonuçlar doğuran bir davayı açma veya takip etme konusunda net ve şüphesiz olmasını sağlamaktır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/18693 E., 2016/11216 K. sayılı kararında, dosyada bulunan vekâletnamede boşanma davası için özel yetki bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken usul şöyle tarif edilmiştir: 1) Vekile Kesin Süre Verilmesi: Mahkeme, vekile, boşanmaya ilişkin dava takip yetkisi taşıyan özel vekâletnamenin aslını veya onaylı örneğini sunması için HMK m. 77 uyarınca 'kesin süre' vermelidir. 2) İhtar: Bu süre içinde vekâletname verilmezse veya asıl (davalı-karşı davacı) yapılan işlemleri kabul ettiğini bir dilekçeyle mahkemeye bildirmezse, vekil tarafından yapılan işlemlerin 'yapılmamış sayılacağı' vekilin dikkatine sunulmalıdır (ihtar edilmelidir). 3) Asile Tebligat: Verilen sürede vekâletname sunulmazsa, bu kez kararın 'davalı-karşı davacı asile tebliğ edilmesi' ve sonucuna göre işlem yapılması gerekir. Mahkemenin bu usulü takip etmeden davayı esastan karara bağlaması, usule aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-77-vekaletnamesiz-dava-acilmasi-ve-islem-yapilmasi.html)