Metindeki analize göre, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ispatında 'dijital materyallerin' delil olarak kullanılmasının taşıdığı riskler nelerdir ve bu tür delillerin mahkumiyete esas alınabilmesi için hangi koşulların sağlanması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120669

Metinde, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ispatında 'dijital materyaller' (mesajlaşma kayıtları, görüntüler, ses kayıtları vb.) delil olarak kullanılırken dikkatli olunması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu tür delillerin taşıdığı temel riskler şunlardır: 1) Tahrifata Açıklık: Dijital deliller, kolayca değiştirilebilir, manipüle edilebilir veya sahte olarak üretilebilir. Bu durum, delilin güvenilirliğini ve doğruluğunu sorgulanır hale getirir. 2) Üretilebilirlik: İleri teknolojiyle, aslında hiç var olmayan dijital veriler (deepfake, sahte yazışmalar vb.) üretilebilir ve bir kişiye karşı delil olarak sunulabilir. Metinde dijital materyaller 'üçüncü nesil delil' olarak adlandırılarak bu risklere dikkat çekilmektedir. Bu riskler nedeniyle, dijital materyallerin bir mahkumiyete esas alınabilmesi için şu koşulların sağlanması gerekir: 1) Hukuka Uygun Elde Edilme: Delil, kanuni yol ve yöntemlerle elde edilmiş olmalıdır. 2) Güvenilirlik ve Sağlamlık: Delilin değiştirilmediği, tahrif edilmediği ve sahte olarak üretilmediği konusunda bir şüphe bulunmamalıdır. Bu, genellikle bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. 3) Şüpheyi Yenme: Delil, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini bertaraf edecek şekilde, sanığın suçluluğu konusunda 'şüpheyi yüzde yüz yenebilecek kuvvette' olmalıdır. Eğer delilin güvenilirliği sorunlu ise veya tek başına mahkumiyete yeterli gücü yoksa, bu tür delillere dayanılarak mahkumiyet kararı verilemez. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_failin-temasi-olmaksizin-cinsel-istismar-mümkun-mudur)