Bir imar planının hukuka uygunluğunun denetiminde, 'plan bütünlüğü' ilkesi ne anlama gelir ve sık sık yapılan imar planı değişiklikleri bu ilkeyi nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120651

İmar hukukunda 'plan bütünlüğü' ilkesi, bir imar planının kendi içindeki kararlarının, farklı bölgeler ve fonksiyonlar arasındaki ilişkilerin tutarlı, uyumlu ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade eder. Plan, parça parça, birbirinden kopuk kararlar yığını olmamalı; ulaşım, sosyal donatı, yoğunluk, yeşil alanlar gibi tüm unsurlarıyla bir bütün olarak şehircilik ilkelerine ve kamu yararına hizmet etmelidir. Metindeki Danıştay kararlarına göre, yapılan bir imar planı değişikliğinin sadece değiştirilen parsel veya ada bazında değil, planın geneline olan etkileri (çevre, ulaşım, trafik ilişkileri vb.) açısından da değerlendirilmesi gerekir. Bir imar planı değişikliği, planın ana kararlarını, sürekliliğini ve genel dengesini bozucu nitelikte olmamalıdır. Sık sık yapılan imar planı değişiklikleri (plan tadilatları), bu bütünlüğün ve istikrarın bozulmasına neden olur. Her bir değişiklik, planın genel kurgusunu zedeleyebilir, parçacıl ve kişiye özel uygulamalara yol açabilir. Danıştay kararlarında, imar planlarında sık sık yapılan değişikliklerin, planlamanın temel amacı olan düzenli ve istikrarlı bir kentsel gelişmeyi engellediği ve 'plan bütünlüğü' ilkesini ihlal ettiği kabul edilmektedir. Bu nedenle, bu tür değişiklikler hukuka aykırı bulunarak iptal edilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr_makale_imar-plani-degisikligi/)