Bir iflas masasının taraf olduğu davada, karşı tarafın yemin teklif etmesi halinde, yemini kimin eda etmesi gerekir? İflas idaresi memurlarının, 'yemin konusu vakıalar bizden kaynaklanmadı' diyerek yemin etmekten kaçınmasının hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120650

Metinde atıf yapılan Prof. Dr. Baki Kuru'nun görüşlerine ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/5164, K. 2014/4666 sayılı kararına göre, iflas masasının taraf olduğu bir davada yemin, müflis şirketin kendisi veya eski yöneticileri tarafından değil, o an görevde olan 'iflas idaresi' tarafından eda edilir. Tüzel kişiye teklif edilen yemin, o anki yetkili organı tarafından yerine getirilir ve iflas durumunda bu yetkili organ iflas idaresidir. İflas idare memurlarının, 'yemin metninde yazılı hususlar kendilerinden sadır olmadığından (kaynaklanmadığından) yemin teklifini kabul etmiyoruz' şeklindeki beyanları, geçerli bir yeminden kaçınma gerekçesi olarak kabul edilemez. Yemin, kişisel bilgiye değil, temsil edilen tüzel kişinin (iflas masasının) defter ve kayıtlarına göre vakıanın doğru olup olmadığına ilişkindir. İflas idaresi, yeminden önce gerekli araştırmayı yapmakla yükümlüdür. Bu gerekçeyle yeminden kaçınmaları, HMK m. 229 uyarınca 'yeminden kaçınma' olarak kabul edilir ve bunun hukuki sonucu, 'yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılması'dır. Yargıtay kararında da bu gerekçeyle, iflas idaresi memurlarının yeminden kaçınması nedeniyle davacının alacağının ispatlanmış kabul edilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-229-yemin-etmemenin-sonuclari.html)