Yargıtay bozma ilamına uyulmasının 'usuli müktesep hak' doğurması ne anlama gelir ve mahkemenin bozmaya uyduktan sonraki yükümlülüğü nedir?
Bir mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine, yerel mahkemenin bu bozma kararına uymayı seçmesi, taraflardan biri lehine 'usuli müktesep hak' (usule ilişkin kazanılmış hak) doğurur. Bu, Yargıtay'ın bozma kararında belirtilen hukuki ve usuli direktiflerin, artık o davanın devamı için hem mahkeme hem de taraflar açısından bağlayıcı hale gelmesi demektir. Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra, artık bu ilamdaki değerlendirmelerin ve yapılması istenen işlemlerin aksine bir karar veremez veya bu işlemleri yapmaktan kaçınamaz. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2015/20776 E., 2018/171 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu hakkın zedelenmemesi için mahkemenin bozma ilamında işaret edilen hususları eksiksiz olarak yerine getirmesi gerekir. Örneğin, Yargıtay belirli tanıkların davetiye ile çağrılarak keşif mahallinde dinlenmesini istemişse, mahkeme bu işlemi yapmadan hüküm kuramaz. Usuli müktesep hak, hukuki güvenlik ve istikrarın bir gereğidir ve yargılamanın keyfi bir şekilde uzamasını veya yön değiştirmesini engeller. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_hmk-madde-244-davetiyenin-icerigi.html)