Taksirli suçlara teşebbüsün hukuken neden mümkün olmadığını, kast ve taksir kavramlarının tanımlarından yola çıkarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120637

Taksirli suçlara teşebbüs, bu suçların yapısı gereği hukuken mümkün değildir. Bunun temel nedeni, teşebbüs ve taksir kavramlarının manevi unsurlarının birbiriyle bağdaşmamasıdır. 1) Teşebbüsün Manevi Unsuru: TCK m. 35'e göre teşebbüs, 'kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu' işlemeye başlamasıdır. Yani teşebbüsün varlığı için, failde belirli bir suçu işlemeye yönelik bir 'kast' (bilme ve isteme) bulunması zorunludur. Fail, belirli bir neticenin gerçekleşmesini hedeflemektedir. 2) Taksirin Tanımı: TCK m. 22'ye göre taksir ise, 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi'dir. Taksirde, fail neticeyi istememekte, hatta öngörmemektedir. Bilinçli taksirde netice öngörülse bile istenmemektedir. Sonuç olarak, teşebbüs 'istenilen bir neticeye ulaşamama' durumunu ifade ederken, taksir 'istenilmeyen bir neticenin meydana gelmesi' durumunu ifade eder. Failin hem bir neticeyi istemesi (kast) hem de aynı anda istememesi (taksir) mantıken imkansızdır. Bir suçu işlemeyi 'kastetmek' ile bir suçu 'taksirle işlemek' birbirini dışlayan iki ayrı kusurluluk şeklidir. Bu nedenle, manevi unsurunda kast bulunmayan taksirli suçlara (örneğin, taksirle yaralama, taksirle öldürme) teşebbüs mümkün değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr_makale_suca-tesebbus/)