Metindeki analize göre, bir sanık hakkında verilen teknik araçlarla izleme kararı bulunmazken, aynı ortamda bulunduğu diğer sanıklar hakkındaki bir izleme kararı kapsamında görüntüsünün ve sesinin kaydedilmesiyle kimliğinin tespit edilmesi ve bu bilginin mahkumiyetine esas alınması hukuka uygun mudur? 'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120635

Metinde analizi yapılan Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 03.07.2023 tarihli kararına göre bu durum hukuka aykırıdır ve bu yolla elde edilen delil mahkumiyete esas alınamaz. Gerekçe şudur: Teknik araçlarla izleme (CMK m. 140), temel hak ve hürriyetlere ağır bir müdahale teşkil eden, sıkı şartlara bağlanmış bir koruma tedbiridir. Bu karar, ancak belirli katalog suçlar için, başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması halinde ve ismen belirli bir şüpheli/sanık hakkında verilebilir. Somut olayda, hakkında izleme kararı bulunmayan sanığın görüntü ve seslerinin kaydedilmesi, kendisine yönelik olarak alınmış bir CMK m. 140 kararı olmadığından, hukuka aykırı bir delil toplama faaliyetidir. Bu delil, 'tesadüfen elde edilen delil' olarak da kabul edilemez çünkü CMK, teknik araçlarla izlemede tesadüfi delillerin kullanılmasına izin veren CMK m. 138/2 gibi bir düzenleme içermemektedir. Dolayısıyla, sanığın kimliğinin tespiti hukuka aykırı bir delile (izinsiz görüntü kaydı) dayanmaktadır. 'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi gereğince, hukuka aykırı bir delilden yola çıkılarak elde edilen sonraki deliller de hukuka aykırı hale gelir ve hükme esas alınamaz. Bu nedenle, kimliği hukuka aykırı olarak tespit edilen sanığın bu delil ve bu delilden hareketle elde edilen diğer bulgulara dayanılarak mahkum edilmesi, Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, m. 217/2 ve m. 289/1-i'ye aykırılık teşkil eder. (Kaynak: sen.av.tr_tr_makale_hakkinda-teknik-araclarla-izleme-kararıi-bulunmayan-sanik-hakkinda-elde-edilen-delillerin-hukuka-aykiriligi)