Bir kimsenin, hukuken geçerli rızası olmaksızın organının alınması eylemi sonucunda ölmesi halinde, failin cezai sorumluluğu TCK m. 91/8 uyarınca nasıl belirlenir?
TCK m. 91/8, bu durumu özel olarak düzenlemiştir. Hükme göre, 'Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.' Birinci fıkra, hukuken geçerli rızaya dayanmaksızın kişiden organ alınmasını suç olarak tanımlamaktadır. Dolayısıyla, bu eylem sonucunda mağdurun ölmesi, neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama olarak değil, doğrudan doğruya 'kasten öldürme' (TCK m. 81 veya nitelikli halleri m. 82) olarak kabul edilir. Metnin madde gerekçesinde bu durum, 'bu tür fiilleri gerçekleştiren kişinin meydana gelen ölüm neticesi açısından en azından olası kastla hareket edebileceği düşünülmüştür' şeklinde açıklanmıştır. Kanun koyucu, kişinin hayati bir organının rızası dışında alınmasının ölüm neticesini öngörülebilir kıldığı ve failin bu sonucu en azından olası kastla kabullendiği varsayımıyla, eylemi doğrudan kasten öldürme suçu olarak nitelendirmiştir. Bu, fiilin vahametine uygun, ağırlaştırıcı bir düzenlemedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr_vucut-dokunulmazligina-karsi-suclar/)