Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkûm olan bir erginin vesayet altına alınması sürecini ve bu vesayetin ne zaman sona erdiğini TMK hükümlerine göre açıklayınız.
TMK m. 407, 'Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır' hükmünü amirdir. Bu, isteğe bağlı değil, zorunlu bir kısıtlama sebebidir. Süreç şu şekilde işler: 1) Bildirim Yükümlülüğü: Cezayı yerine getirmekle görevli makam (Ceza İnfaz Kurumu), hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere derhal yetkili vesayet makamına (hükümlünün mahkumiyetten önceki son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi) bildirmekle yükümlüdür (TMK m. 407/2). 2) Vasi Atanması: Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi, bu bildirim üzerine hükümlüye bir vasi atar. Vesayetin Sona Ermesi: TMK m. 471'e göre, 'Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.' Yani, hükümlünün cezasını tamamlayarak veya şartlı salıverilme gibi nedenlerle ceza infaz kurumundan tahliye olmasıyla birlikte, vesayet durumu herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer ve kişi fiil ehliyetini yeniden kazanır. (Kaynak: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_vesayet-nedir-vesayet-davasi-ve-vasi-atanmasi.html)