Dava zamanaşımı (TCK m. 66) nedir ve ceza muhakemesi üzerindeki etkisi nedir? Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun hangi ceza miktarının esas alındığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120627

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda belirtilen belirli sürelerin geçmesiyle, devletin o suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapma, yani ceza davası açma ve yürütme yetkisini kaybetmesidir. Bu, bir dava şartıdır ve yargılamanın her aşamasında (soruşturma, kovuşturma, istinaf, temyiz) hakim veya savcı tarafından re'sen gözetilir. Zamanaşımı süresi dolduğunda, soruşturma aşamasında KYOK, kovuşturma aşamasında ise 'davanın düşmesi' kararı verilir. Bu karar, sanığın suçlu ya da suçsuz olduğu konusunda bir hüküm içermez, sadece yargılamanın süresinde yapılamadığını tespit eder. Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde, TCK m. 66/4 uyarınca, o suç için kanunda öngörülen cezanın 'yukarı sınırı' (üst sınırı) göz önünde bulundurulur. Örneğin, cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olan bir suçta, zamanaşımı süresi 5 yıllık ceza miktarına göre belirlenir. TCK m. 66/1-e'ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Eğer suç için seçimlik cezalar (hapis veya adli para cezası) öngörülmüşse, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında hapis cezası esas alınır. (Kaynak: or.av.tr_dava-zamanasimi-nedir/)