Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu düzenleyen TCK m. 87'nin birinci ve ikinci fıkraları arasındaki temel fark nedir? Her iki fıkrada öngörülen sonuçları karşılaştırarak ve ceza alt sınırlarını belirterek açıklayınız.
TCK m. 87'nin birinci ve ikinci fıkraları arasındaki temel fark, kasten yaralama fiili sonucunda ortaya çıkan neticenin ağırlık derecesidir. Birinci fıkra daha az ağır, ikinci fıkra ise daha ağır sonuçları düzenlemektedir. Birinci Fıkra (Ceza bir kat artırılır): Mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin 'sürekli zayıflamasına', b) Konuşmasında 'sürekli zorluğa', c) Yüzünde 'sabit ize', d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, e) Gebe bir kadına karşı işlenip çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olunması hallerini kapsar. Bu hallerde verilecek ceza, TCK m. 86/1'e göre işlenen suçlarda üç yıldan, m. 86/3'e göre işlenenlerde ise beş yıldan az olamaz. İkinci Fıkra (Ceza iki kat artırılır): Mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin 'yitirilmesine', c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin 'kaybolmasına', d) Yüzünün 'sürekli değişikliğine', e) Gebe bir kadına karşı işlenip çocuğunun 'düşmesine' neden olunması hallerini kapsar. Bu hallerde verilecek ceza, TCK m. 86/1'e göre işlenen suçlarda beş yıldan, m. 86/3'e göre işlenenlerde ise sekiz yıldan az olamaz. Görüldüğü gibi, ikinci fıkradaki neticeler (işlevin yitirilmesi, sürekli değişiklik, çocuğun düşmesi gibi) birinci fıkradakilere (işlevin zayıflaması, sabit iz, erken doğum gibi) göre daha ağırdır ve bu durum ceza miktarına ve alt sınırlara da yansımıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr_vucut-dokunulmazligina-karsi-suclar/)