Bir boşanma davasında vekil olarak görev yapan avukatın vekaletnamesinde 'boşanma davası açma ve takip etme' konusunda özel bir yetki bulunmuyorsa, bu durumun yargılamaya etkisi ne olur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/11216 sayılı kararı uyarınca mahkemenin izlemesi gereken usulü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120571

Boşanma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılması niteliğinde olduğundan, HMK m.74 uyarınca avukatın müvekkili adına boşanma davası açabilmesi veya takip edebilmesi için vekaletnamesinde bu konuda açıkça 'özel yetki' bulunması zorunludur. Eğer vekaletnamede bu özel yetki yoksa, avukatın yaptığı işlemler usulsüz olur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/11216 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda mahkemenin yapması gereken, davayı hemen reddetmek değil, HMK m.77 uyarınca bir usuli eksikliği giderme prosedürü işletmektir. Mahkeme, vekile özel yetki içeren vekaletnamesini sunması için kesin bir süre vermeli ve bu sürede vekaletname verilmezse veya asil (davacı/davalı) yapılan işlemleri kabul ettiğini bir dilekçeyle bildirmezse, vekil tarafından yapılan işlemlerin 'yapılmamış sayılacağını' ihtar etmelidir. Bu prosedür tamamlanmadan karar verilmesi bozma sebebidir. (Kaynak: hmk-madde-77-vekaletnamesiz-dava-acilmasi-ve-islem-yapilmasi.html)