Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/11132 E. sayılı kararındaki karşı oyda, trafik kazasına karışan yayaların TCK kapsamında cezai sorumluluğunun olmaması gerektiği savunulurken, 'hukuki sorumluluk' ile 'cezai sorumluluk' arasında nasıl bir ayrım yapılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120249

Karşı oyda, bu iki sorumluluk türü arasındaki ayrım, sorumluluğun kaynağı ve sonuçları üzerinden yapılmaktadır. 'Hukuki Sorumluluk', özel hukuk (özellikle borçlar hukuku) alanına aittir ve temel amacı, bir kişinin kusurlu eylemiyle başkasına verdiği 'zararın giderilmesi' yani tazmin edilmesidir. Yayaların, kusurlu eylemleriyle bir kazaya neden olmaları halinde, verdikleri maddi ve manevi zararlardan dolayı hukuken sorumlu olacakları ve tazminat ödemekle yükümlü olacakları kabul edilmektedir. 'Cezai Sorumluluk' ise kamu hukuku alanına aittir ve temel amacı, kanunda suç olarak tanımlanan bir fiili işleyen kişinin, toplumsal düzeni bozduğu için cezalandırılmasıdır (hapis, adli para cezası). Karşı oya göre, yayanın taksirli eylemi kanunda açıkça bir suç olarak tanımlanmadığı için, bu eylem sadece hukuki sorumluluk (tazminat) doğurur, ancak cezai sorumluluk (ceza) doğurmaz. Yani yaya, kusuru oranında sürücünün zararını karşılamak zorunda kalabilir, ancak aynı eylemden dolayı taksirle yaralama suçundan yargılanıp ceza almamalıdır. Bu ayrım, her hukuka aykırı fiilin aynı zamanda suç olmadığını, ceza hukukunun 'son çare (ultima ratio)' olma ilkesini yansıtır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-180-trafik-guvenligini-taksirle-tehlikeye-sokma-sucu.html)