Roma Statüsü'ne göre UCM'nin yargı yetkisi 'tali (tamamlayıcı)' niteliktedir. Bir devletin, kendi ülkesinde işlenen bir savaş suçunu soruşturduktan sonra 'yargılama yapmaya gerek olmadığına' (takipsizlik veya kovuşturmaya yer olmadığı) karar vermesi, UCM Savcılığı'nın aynı olayla ilgili soruşturma yapmasını engeller mi? Bu durumun istisnası ne olabilir?
Evet, kural olarak engeller. Tamamlayıcılık ilkesi (Roma Statüsü m. 17) gereği, yargı yetkisi bulunan bir devlet, bir olayı etkili bir şekilde soruşturmuş ve kendi ulusal hukukuna göre yargılama yapmama kararı vermişse, UCM'nin artık o olaya müdahale etme yetkisi yoktur. Bu, devletin egemenliğine ve takdir hakkına saygının bir gereğidir. Ancak bu durumun önemli bir istisnası vardır. Eğer ulusal makamların verdiği bu 'yargılamaya gerek yok' kararı, Roma Statüsü m. 17/2'de belirtildiği gibi, 'faili sorumluluktan kurtarmak amacıyla' yani sahte bir soruşturma sonucunda alınmışsa veya soruşturma 'bağımsız ve tarafsız' yürütülmemişse, bu durumda devletin 'isteksiz' davrandığı kabul edilir. Bu durumda UCM Savcılığı, ulusal karara rağmen devreye girerek kendi soruşturmasını başlatabilir. Yani, UCM'nin yetkisini engelleyen, sadece bir karar verilmiş olması değil, o karara yol açan sürecin 'gerçek' ve 'etkili' bir adalet arayışı olmasıdır. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/uluslararasi-ceza-mahkemesi-savciliginin-sorusturma-yetkisi.html)