HMK m. 287'de, Devletin sorumlu bilirkişiye rücu davasında öngörülen zamanaşımı süreleri (bir yıl veya ceza zamanaşımı), bilirkişinin görevini kasten veya ihmal suretiyle kötüye kullanmasından zarar gören 'dava taraflarının' bilirkişiye karşı açacağı tazminat davası için de geçerli midir?
Hayır, geçerli değildir. HMK m. 287, sadece 'Devletin' ödediği tazminat nedeniyle sorumlu bilirkişiye açacağı 'rücu davası' için özel zamanaşımı süreleri öngörmektedir. Bilirkişinin hatalı raporu nedeniyle doğrudan zarar gören dava taraflarının (davacı veya davalı), bilirkişiye karşı açacakları tazminat davası ise genel hükümlere tabidir. Bu dava, hukuki niteliği itibarıyla bir 'haksız fiil' davasıdır. Dolayısıyla, bu davada uygulanacak zamanaşımı süresi, HMK m. 287 değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenen haksız fiil zamanaşımı süreleridir. Bu süreler, 'zararın ve tazminat yükümlüsünün (bilirkişinin) öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin (hatalı raporun verildiği veya hükme esas alındığı tarih) işlendiği tarihten itibaren on yıldır'. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-287-rucu-davasinda-zamanasimi.html metnindeki düzenlemenin kapsamının analiziyle)