TMK m. 989'a göre, çalınan bir malı, açık artırma, pazar veya benzeri eşya satan bir yerden iyiniyetle satın alan kişinin, ödediği bedel kendisine geri verilmedikçe malı iade etmekten kaçınma hakkı vardır. Bu durum, iyiniyetin hukuki sakatlığın sonuçlarını 'tamamen ortadan kaldırması' ile 'hafifletmesi' şeklindeki ayrımdan hangisine bir örnektir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120239

Bu durum, iyiniyetin hukuki sakatlığın sonuçlarını 'hafifletmesi'ne bir örnektir. TMK m. 988'deki emin sıfatıyla zilyetten iktisapta, iyiniyetli kişinin mülkiyeti kazanmasıyla hukuki sakatlık (tasarruf yetkisi eksikliği) tamamen ortadan kalkar ve malik malı geri isteyemez. Ancak TMK m. 989'daki durumda, iyiniyetli alıcı mülkiyeti kazanamaz; malın asıl maliki, malını geri isteme (istihkak) hakkına sahiptir. Yani hukuki sakatlık tam olarak giderilmemiştir. Fakat kanun, iyiniyetli alıcıyı da korumak için ona bir 'hapis hakkı' tanımıştır. İyiniyetli alıcı, malı geri vermekle yükümlü olmakla birlikte, mal için ödediği bedel kendisine iade edilene kadar malı elinde tutma ve iadeden kaçınma hakkına sahiptir. Bu, iyiniyetin, alıcının mülkiyeti kaybetme şeklindeki olumsuz sonucu tamamen ortadan kaldırmadığı, ancak ödediği bedeli geri alıncaya kadar kendisine bir güvence sağlayarak bu olumsuz sonucun etkilerini 'hafiflettiği' anlamına gelir. (barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/iyiniyet-nedir-mk.html)