HMK m. 177'nin gerekçesinde, tahkikata tabi olan ve olmayan davalar ayrımına son verilerek ıslahın 'tahkikatın sonuna kadar' yapılabileceği belirtilmiştir. Bu değişikliğin usul ekonomisi ilkesine katkısı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120232

Bu değişikliğin usul ekonomisi ilkesine en büyük katkısı, usul kurallarını basitleştirmesi ve yeknesaklaştırmasıdır. Eski Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK), tahkikata tabi davalarda tahkikat sonuna kadar, tahkikata tabi olmayan (basit yargılama usulüne benzer) davalarda ise yargılamanın sonuna kadar ıslaha izin veriyordu. Bu ayrım, hangi davanın hangi kategoriye girdiği ve dolayısıyla ıslah süresinin ne zaman bittiği konusunda uygulamada tereddütlere ve uyuşmazlıklara yol açıyordu. HMK, bu ayrımı kaldırarak tüm yazılı yargılama usulüne tabi davalar için tek bir ve net bir kural getirmiştir: 'ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir'. Bu, tarafların ve mahkemenin ıslah süresi konusunda herhangi bir karmaşa yaşamasını engeller, usuli itirazları azaltır ve yargılamanın daha hızlı ve basit bir şekilde ilerlemesine olanak tanıyarak usul ekonomisine hizmet eder. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-177-islahin-zamani-ve-sekli.html, Gerekçe)