CMK m. 309/4'ün (b) ve (c) bentleri, kanun yararına bozma nedenlerini düzenlerken 'davanın esasını çözüp çözmeme' kriterini kullanmaktadır. 'Davanın esasını çözen hükümler' ile 'davanın esasını çözmeyen kararlar' arasında ne gibi bir fark vardır? CMK m. 223'ten örnekler vererek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120216

Bu iki kavram arasındaki temel fark, kararın, sanığın üzerine atılı suçla ilgili olarak 'suçlu olup olmadığı' (maddi ceza hukuku) sorununu nihai olarak karara bağlayıp bağlamadığıdır. 1) Davanın Esasını Çözen Hükümler: Bunlar, yargılamanın sonunda sanığın isnat edilen fiilden dolayı suçlu (mahkumiyet) veya suçsuz (beraat) olduğuna karar veren hükümlerdir. CMK m. 223/2'de sayılan 'beraat', m. 223/5'te sayılan 'mahkumiyet' ve m. 223/6'da sayılan 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararları bu niteliktedir. Bu kararlar, uyuşmazlığın özünü, yani sanığın cezai sorumluluğunu karara bağlar. 2) Davanın Esasını Çözmeyen Kararlar: Bunlar, sanığın suçluluğu veya suçsuzluğu hakkında bir karar vermeden, usuli nedenlerle davayı sona erdiren kararlardır. CMK m. 223/7'de sayılan 'davanın reddi', m. 223/8'de sayılan 'davanın düşmesi' ve m. 223/9'da sayılan 'durma kararı' bu niteliktedir. Örneğin, şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen 'düşme kararı', sanığın o fiili işleyip işlemediğini tartışmaz, sadece kovuşturma şartının ortadan kalktığını tespit eder. CMK m. 309/4-c beraat gibi 'davanın esasını çözen ama mahkumiyet olmayan' hükümlere, 309/4-a ise düşme gibi 'davanın esasını çözmeyen' kararlara ilişkin farklı sonuçlar öngörmüştür. (sen.av.tr/tr/makale/mahkeme-kanun-yararina-bozma-icin-basvuruda-bulunabilir-mi-ve-kanun-yararina-bozmada-aleyhe-karar-verilebilir-mi)