Tesadüfen elde edilen delillerin kullanılabilirliğini düzenleyen CMK m. 138, sadece 'telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi' tedbirine özgüdür. CMK m. 140'a göre yapılan 'teknik araçlarla izleme' sırasında tesadüfen katalog dışı bir suçun (örneğin hakaret) işlendiğine dair delil elde edilirse, bu delil hakaret suçundan açılan davada kullanılabilir mi?
Hayır, kullanılamaz. CMK'da, tesadüfen elde edilen delillerin başka bir suçun yargılamasında kullanılabilmesine olanak tanıyan tek düzenleme, CMK m. 138/2'dir ve bu madde açıkça 'telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi' tedbirini belirtmektedir. Kanun, CMK m. 140'a göre yapılan 'teknik araçlarla izleme' veya CMK m. 139'a göre 'gizli soruşturmacı görevlendirilmesi' gibi diğer özel soruşturma usulleri sırasında tesadüfen elde edilen delillerin başka bir suçta kullanılmasına izin veren paralel bir düzenleme getirmemiştir. Bu durum, 'kanunilik' ilkesi ve 'kıyas yasağı' gereği, bu tedbirlerle elde edilen tesadüfi delillerin, soruşturma konusu katalog suç dışında başka hiçbir suçun (katalogda yer alsa bile) delili olarak kullanılamayacağı anlamına gelir. Dolayısıyla, teknik izleme sırasında elde edilen hakaret içerikli bir kayıt, hukuka aykırı delil niteliğinde olacak ve hakaret suçundan açılan davada hükme esas alınamayacaktır. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/katalog-suc-nedir-katalog-suclar-nelerdir.html, Yargıtay 17. CD 2019/5641 E. kararının mantığından çıkarılmıştır.)